Vasi Tayini Davası

Vasi Tayini Davası


Vesayet Türk Medeni Kanunu’nun 396 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre velayet altında olmayan küçükler veya kanunda sayılan sebeplerle  kısıtlanması  gereken kişiler vesayet altına alınarak kısıtlanmakta ve  bu kişilere mahkemelerce vasi tayin edilmektedir. Uygulamada bu davalar vasi tayini davası, vasi atama davası,  vesayet davası gibi çeşitli isimlerle anılmaktadır. Vesayet altına alınan kişiler vasi tayini neticesinde, vasiler aracılığıyla çeşitli hukuki işlemlerde temsil edilir, mallarının yönetimi vb. kanunda sayılı iş ve işlemler vasi tayin edilen kişiler tarafından yerine getirilir. Aşağıda vasi tayinine ilişkin tarafımıza sıkça yöneltilen sorulara yanıt verilmeye çalışılmıştır.

 

Vesayeti Gerektiren Haller Nelerdir?

Kanunda vesayeti gerektiren haller sınırlı sayıda belirtilmiş olup bu şartlardan birinin varlığı halinde kişilerin vesayet altına alınarak mahkemelerce  kendisine bir vasi tayin edilmesi mümkündür. Aşağıda sayılan bu hallerin şüphesiz kendi içerisinde de taşıması gereken bir takım şartlar olup bu hususta bir avukattan hukuki yardım alarak tarafların vasi tayini davası işlemlerini yerine getirmesi lehine olacaktır:

1. Velayet Altında Olmayan Küçüklerin Vesayet Altına Alınması

2. Akıl Hastalığı ve Zayıflığı Nedeniyle Kişilerin Kısıtlanarak Vesayet Altına Alınması
Bu durumda mahkemelerce muhakkak bir resmi sağlık kurulu raporu alınarak ilgili sağlık raporu doğrultusunda bir karar verilecektir.

3. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kişilerin kısıtlanarak vesayet altına alınması

4. Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kişilerin kısıtlanarak vesayet altına alınması

5. Kişinin kendi isteğiyle  üzerine kısıtlanarak vesayet altına alınması
Kişinin kendi isteğiyle vesayet altına alınarak kendisine vasi tayini edilmesi aşağıdaki durumların varlığı halinde  mümkündür:

· İhtiyarlık
· Sakatlık
· Tecrübesizlik
· İşlerini göremeyecek derecede ağır hastalık

 

Kimler vasi olarak atanabilir?

Yalnızca gerçek kişiler vasi olarak atanabilir. Tüzel kişiler vasi olarak atanamazlar. Vasi olarak tayin edilecek  kişinin reşit olması ve kısıtlı olmaması gerekir ve aynı zamanda Vasi olarak atanacak kişinin bu görevi yapabilecek yetenekte olması gerekir. Bu şartlar mevcut ve başkaca haklı bir engel yok ise  öncelikle vesayet altına alınan kişinin eş ve yakın hısımlarından(akrabalardan) biri mahkemece vasi olarak tayin edilecektir. Yine haklı sebep yok ise kanun gereği vesayet altına alınacak kişinin kendi istediği kimse veya  anne veya babasının istediği kimse de mahkemece vasi olarak atanabilir.

 

Kimler Vasi Olamaz?
· Kısıtlılar vasi olamazlar
· Kamu Hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler vasi olamazlar
· Menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde  çatışanlar, veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar vasi olamazlar
· İlgili vesayet daireleri hakimleri vasi olamazlar

 

Vasi tayin edilen kişiye itiraz edilebilir mi?

Vasi olarak tayin edilen kişiye kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde ilgili herkes itirazda bulunabilir. İtiraz,  kararı veren sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mahkeme itirazı yerinde gördüğü takdirde vasi olarak atanan kişiyi değiştirebilir. Ancak mahkeme itirazı yerinde görmediği takdirde bu konuda görüşünü de bildirmek suretiyle dosyayı denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderir. Bu durumda nihai kararı asliye hukuk mahkemesi verir.

 

Vesayet davası veya vasi tayini davası hangi mahkemede görülür?

Vesayet işlemlerinde görevli ve yetkili mahkemeler  vesayet altına alınmak istenen kişinin bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemeleridir. sulh hukuk mahkemeleri vesayet makamı olup, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemeleridir. Vasi tayini davası ve işlemleri de şartların varlığı halinde  vesayet makamı  olan sulh hukuk mahkemeleri tarafından yerine getirilmektedir.

 

Noterler vasi tayin edebilirler mi?

Noterlerin vasi tayin edebilmesi mümkün olmayıp vasi tayini işlemleri yalnızca mahkemeler tarafından yerine getirilir. Dolayısıyla  bir kimsenin vesayet altına alınması ve bu kişiye bir vasi tayin edilebilmesi için dava açılması gerekmektedir.

 

Vasilik görevi ne zaman sona erer?

Vasinin görev süresi kanun gereği iki yıldır. İki yıllık sürenin bitmesi durumunda mahkemece vesayet altına alınanın menfaatleri gözetilerek bu süre iki yıl daha uzatılabilir. Ayrıca bu  uzatmadan sonra da mahkemelerce yeniden iki yıldan az olmamak üzere vasilik süresi uzatılabilir.

 

Kimler vasilikten kaçınabilir?

Vasilikten kaçınma hakkına sahip kişiler Medeni Kanun madde 417’de belirtilmiştir.  Aşağıda sayılı bu kişiler vasi tayin edildiği takdirde bu görevi  kabul etmek zorunda olmayıp vasilikten kaçınma hakkını kullanabilirler:

· Altmış yaşını doldurmuş olanlar
· Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar 
· Dörtten çok çocuğun velisi olanlar
· Üzerinde vasilik görevi olanlar
· Cumhurbaşkanı, TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar
· Hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları

Yukarıda sayılı bu kişiler Vasi olarak atandığının kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içinde yazılı veya sözlü olarak vesayet makamına bildirimde bulunarak kaçınma hakkını kullanabilirler.

GERİ DÖNÜN