Trafik Kazalarında Tazminat Davaları

Trafik Kazalarında Tazminat Davaları


Ülkemizde sıklıkla meydana gelen kimi zaman ölümle kimi zaman ise ağır yaralanmalarla sonuçlanan trafik kazaları istatistiksel olarak bakıldığında en çok ölüme yol açan etmenlerden biri olarak görülmektedir. Hiç şüphesiz bu kazaların  oldukça büyük bir kısmının ise sürücü hatalarından kaynaklı olduğu da bilinmektedir.

Bu kapsamda kaza geçiren kişilerin ortaya çıkan mağduriyetlerinin gerek maddi gerekse manevi anlamda giderilmesi elzem olup kanun tarafından belirli şartlar doğrultusunda kazaya maruz kalan kişilere çeşitli haklar tanınmıştır. Bu zarar kalemlerinin birçoğu yazımızda da inceleyeceğimiz üzere yalnızca kazaya sebebiyet veren sürücülerden veya araç sahiplerinden değil aynı zamanda sigorta şirketlerinden de talep edilebilmektedir.

Ancak aşağıda özetle mağdurları  bilgilendirme amaçlı en çok sorulan  birkaç soruyu cevaplamakla inceleyeceğimiz bu hususlar içinde birçok ayrıntı barındırdığından trafik kazalarına ilişkin davalarda bu konuda uzman bir avukattan destek alınarak ilerlemek tarafların sonraki süreçte  yaşayabileceği   olası hak kayıpları ve mağduriyetlerin de önüne geçecektir. Zira  trafik kazasından kaynaklı tazminat davası açılmadan önce başvurulması gereken  kurumlar, hangi delillerin  trafik kazalarına ilişkin tazminat davalarında önemli olduğu, başvuru süreleri veya davanın daha kısa sürede nasıl sonuçlandırılabileceği gibi birçok husus ve detay bu davalarda önemli olup,  trafik kazaları alanında uzman bir avukat yardımıyla  tarafların ilerlemesi  menfaatine olacaktır.

 Trafik Kazası Sonucunda Kimlere Karşı Tazminat Davası Açılabilir?

 Sürücüye, Araç Sahibine Veya Kazaya Sebebiyet Veren 3.Kişilere Karşı  Tazminat  Davası

Tazminat davası  doğrudan trafik kazasına sebebiyet veren kişilere karşı açılabilir. Bu kişiler kimi zaman sadece araç sürücüsü olsa da Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/f.1 maddesi ve yine Türk Borçlar Kanunu’nun 50. Maddesi uyarınca kazaya sebebiyet veren kişiler birden fazla ise bu kişiler müteselsilen sorumlu olup ortaya çıkan zarar hepsinden talep edilebilir.   Örneğin araç sahibi ile sürücünün farklı olduğu kazalarda her ikisine karşı talepte bulunabileceği gibi kazaya sebebiyet veren olay yerindeki herhangi bir 3. Kişi var ise bu kişilere karşı da dava açılarak talepte bulunulabilir.

 

 Sigorta Şirketine Karşı Tazminat Davası

Yine Trafik sigortası olarak da bilinen Karayolları Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta ettiren kişilerce üçüncü kişilere karşı verilebilecek olası bir zarara yönelik bu zararın giderilmesi için sigorta ettirenin poliçe kapsamındaki  belirli teminat tutarında tazminat yükümlülükleri sigorta şirketleri tarafından karşılanmaktadır.  Bu sebeple böylesi bir durumda zarar gören kişiler doğrudan sigorta şirketine  başvurarak zararının teminat limiti tutarına kadar ödenmesini talep edebilirler. Bu durumda sigorta şirketince zararın giderilmemesi veya eksik giderilmesi halinde sigorta şirketlerine karşı da trafik kazasından kaynaklı tazminat davası açılabilir. 

Ancak bu teminat limitini aşan veya sigorta poliçesi kapsamı dışında kalabilecek örneğin manevi tazminat davası gibi birtakım talepler ise yukarıda bahsedilen kişilerden de talep edilebilecektir.

Çoğu zaman tahsil kabiliyetinin yüksek olduğu sigorta şirketlerine karşı bu taleplerin öne sürülmesi ve  davaların açılması da tarafların lehinedir. Ayrıca sigorta tahkim komisyonları kanalıyla işlemler daha kısa sürede de sonuçlandırılabilir.

Güvence Hesabına Karşı Tazminat davası

Kazaya sebebiyet veren sigortalının belirlenemediği, gasp veya çalınma sonucu çalınan aracın sebebiyet verdiği kazalarda ortaya çıkan zararlarda, rizikonun ortaya çıktığı tarihte sigorta yaptırmamış olanların  neden olduğu bedensel zararlarda, sigorta şirketinin iflası halinde gibi bazı sebeplerde güvence hesabından da bu bedeller talep edilebilir ve ödenmediği takdirde tazminat davası açılabilir.

 

Trafik Kazasında Tazminata Konu Olabilecek Zararlar Nelerdir?

Bu zararlar, Trafik kazasında meydana gelebilecek  ölüm, yaralanma veya araçta meydana gelen zararlara göre değişmekle birlikte genel olarak trafik kazasına sebebiyet verenlerden  aşağıdaki zararlar talep edilebilmektedir.

 -Tedavi giderleri

-Cenaze giderleri

-Ölenin yardımından yoksun kalan kişilere ödenecek destekten yoksun kalma  tazminatı

-Yaralanma meydana geldiyse yaralanan kişinin tedavi giderleri

-Yaralanma sonucu kişide oluşan  özellikle maluliyet oranı/özürlülük oranı olarak da bilinen kayıplar:

-Araçta meydana gelen hasara ilişkin masraflar

-Araçta meydana gelen değer değer kayıpları

-Manevi tazminat

 

Trafik Kazaları Nedeniyle Ortaya Çıkan Sürekli Sakatlıklarda (Kalıcı Maluliyet) Maddi Tazminat Miktarı Nasıl Hesaplanır?

Bu tazminat türü trafik kazası davalarında ortaya çıkan en önemli zarar kalemlerinden birini teşkil etmekte olup, sürekli sakatlık(kalıcı maluliyet) nedeniyle ortaya çıkan zararlarda tazminat miktarı hesaplanırken Trafik Kazası geçiren kişinin geliri, tarafların kusuru oranı, kazaya uğrayan kişinin engelli sağlık kurulu raporundaki kalıcı maluliyet oranı   gibi çeşitli faktörler baz alınarak tazminat miktarı hesaplanır. Benzer şekilde kişinin hayatını kaybetmesi halinde ölenin yardımından yoksun kalanlara ödenecek destekten yoksun kalma tazminatından da ölen kişinin geliri, yaşı  gibi faktörler dikkate alınacaktır.

 

Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?

Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı süresine yönelik KTK madde 109/1 de özel hüküm bulunmakta olup buna göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlara ilişkin talepler  zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde on yıl içinde zamanaşımına uğrayacaktır.  Örneğin zarar görenin aldığı engelli sağlık  kurulu raporundan itibaren zamanaşımı süresi  işlemeye  başlayacak olup iki yıl içinde zarar görenin başvurması gerekecektir. Ancak zamanaşımı süresi cezayı gerektiren bir fiilden de doğduysa ve ceza kanunu bu fiil için bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre de uygulanabilir. Burada ceza kanunda tanımlanan süre daha uzun süreli olduğundan ve zarar görenin lehine olacağından hiç şüphesiz zamanaşımında bu sürenin dikkate alınması gerekir.

 

GERİ DÖNÜN